ÇOCUKLUK ÇAĞI ASTIMI

Astım, çocukluk çağının en sık rastlanan kronik hastalığıdır. Tüm dünyada yaklaşık 300 milyon kişi astımdan etkilenmektedir. Gelişmiş ülkelerde çok daha sık olan astıma, ülkemizde yaklaşık %10 oranında rastlanmakta ve hastalığın görülme sıklığı giderek artmaktadır.

Astımın esas nedeni bilinmemektedir. Bununla birlikte, genetik olarak yatkın  kişilerde, doğumdan itibaren karşılaşılan enfeksiyonların, allerijk maddelerin, sigara dumanının, ev içi ve dışındaki hava kirliliğinin, kötü beslenmenin ve obesitenin astım gelişimine neden olduğu düşünülmektedir. Çocukluk çağında astım daha çok erkek çocuklarda görülmekte, ergenlik çağından sonra ise kızlarda artmaktadır.

Astımda, kronik iltihabi durum nedeniyle havayolları aşırı duyarlı olmakta ve hastalığın bulguları ortaya çıkmaktadır.

Astım tanısı klinik olarak konulmaktadır. Zaman zaman ortaya çıkan, kendiliğinden veya tedaviyle düzelen nefes darlığı, hışıltı, öksürük olması astım için tipiktir. Örneğin, tamamen normal olan bazı çocuklarda soğuk algınlığı vb. enfeksiyonları takiben bronşlarda daralma olmakta, yoğun öksürük, nefes darlığı, hırıltı gelişmekte ve bu hastalar çoğunlukla acil servislere başvurmaktadırlar. Yine buna benzer şikayetlerin allerjenlerle temastan sonra çıkması veya mevsimsel özellik göstermesi, ailede astım veya allerjik hastalıkların olması, sigara dumanı, deterjan vb. kimyasal maddelerle temas ve egzersiz ile şikayet olması, şikayetlerin geceleri kötüleşmesi astımı düşündürmektedir. Ayrıca astım, diğer bulgular belirgin olmaksızın, özellikle geceleri artan öksürük şeklinde de ortaya çıkabilir. Bu nedenlerle, hastaların şikayetleri çok ayrıntılı bir şekilde sorgulanmalıdır.

Muayene yapıldığı sırada, çocuk tamamen normal olabileceği gibi, akciğerleri dinlendiğinde bronşlarda daralmadan kaynaklanan sesler duyulabilir veya durumunun ağırlığına göre morarma, kalpte çarpıntı, hızlı nefes alıp verme  saptanabilir. Aynı zamanda varsa diğer allerjik hastalıkların bulguları da muayenede saptanabilir.

Astımda yapılacak tetkikler sınırlı sayıdadır. Kan tetkikleri ve akciğer filmi genellikle normaldir. Havayollarında tıkanıklığı gösteren solunum fonksiyon testleri, beş yaş üstündeki çocuklarda denenebilir. Ancak her çocuğun bu testi yapabilmesi mümkün olmadığı gibi, solunum fonksiyon testi şikayetin olmadığı dönemde normal de çıkabilir. Ayrıca çocuğun allerjik olup olmadığı değerlendirilmelidir. Özellikle küçük çocuklarda her zaman allerji testleri gerekmeyebileceği bilinmeli, çocuk allerji hekimleri tarafından çocuğun şikayetlerine ve yaşına göre, uygun görülen allerji testleri yapılmalıdır.

Çocuklarda astım tanısı koymak zordur. Astım bulguları gösteren üç yaş altı çocukların bir kısmında yaş ilerledikçe şikayetler kaybolmaktadır. Ayrıca pek çok farklı hastalık astıma benzer klinik yapabilmektedir. Bu nedenle ayırıcı tanıda mutlaka bu hastalıklar göz önüne alınmalı, özellikle küçük çocuklarda ve ayrıntılı öykü ve fizik muayene ile şüphe duyulan hastalarda bu hastalıklara yönelik ileri tetkikler planlanmalıdır.

Astım tanısı ilk kez konulduğunda, hastalığın ağırlığı değerlendirilerek uygun tedavi başlanmalıdır. Uygun olan koruyucu tedavinin başlanması akciğerde gelişebilecek kalıcı değişikliklerin azaltılması açısından önemlidir. Astımda iki çeşit ilaç kullanılmaktadır. Şikayet olduğu durumda kullanılan nefes açıcı ilaçlar ve uzun dönem kullanılan kontrol edici (koruyucu) ilaçlar. Bu ilaçlar genellikle çocuğun yaşına ve yapma becerisine uygun olarak farklı cihazlarla doğrudan solunum yollarına verilen ve akciğerlere etki eden ilaçlardır. En sık bilinen kontrol edici ilaçlar, halk arasında “kortizon” olarak bilinen kortikosteroidlerdir. Tedavi bir kez başlandığında 1 ila 3 ay aralarla hastanın durumu değerlendirilmelidir. Astımın tedavisinde güncel yaklaşımda amaç, hastalığın kontrol altında  olmasıdır. Buna göre astımlı bir çocuğun şikayetlerinin olmaması, astım nedeniyle hareketlerinde kısıtlama olmaması, atak geçirmemesi temeldir. Eğer tedavi ile tam kontrol sağlanırsa tedavi belli bir süre devam edilerek azaltılmalı ve kontrolün devam ettiği en az ilaçla devam etmelidir. Hasta iyi olduğu zaman, kontrol edici ilacı hemen kesmek uygun değildir. Eğer ilk başlanan tedavi ile kontrol sağlanamazsa, tedavinin basamağı arttırılarak ilaç dozu arttırılmalı veya ilaç eklenmelidir. Genel olarak, astım tedavisinde kullanılan ilaçlar, güvenilir ve yan etki riski düşük ilaçlar olmalarına rağmen özellikle kortikosteroid içeren ilaçların yüksek dozlarda, uzun süre kullanımlarının yan etki olasılığı taşıdıkları bilinmektedir. Ancak hastaların çoğunda düşük ve orta dozda ilaç kullanımının etkili olduğu ve çocuklarda yüksek dozlara nadiren gereksinim  olduğu unutulmamalıdır.

Allerjisi olan ve tedaviye uygun olan hastalarda, allerjen immunoterapisi denilen “aşı” tedavisi de çocuk  allerji hekimleri tarafından planlanabilecek bir diğer tedavi şeklidir.

Tedavide en az ilaçlar kadar önemli olan diğer bir konu da çocuğun ve ailenin eğitimidir. Hasta ve ailesine, astımın nedenleri, tetikleyiciler, ilaç tedavisi, ilaçların kullanım şekli ve takipler konusunda ayrıntılı bilgi verilmelidir. Aynı zamanda, başta sigara dumanı olmakla birlikte kimyasal maddelerden uzak durulması, allerjenlerle temasın azaltılması, kilo alımının engellenmesi, doğal beslenmenin sağlanması da tedavinin önemli bir parçasıdır.

Astım bulguları olan hastalar genellikle bronşit, kronik bronşit, allerjik bronşit vb tanıları almakta ve genellikle uzun dönem bir tedavi kullanmamaktadırlar.  Aynı zamanda özellikle kortizon içeren ilaçların yan etkilerinden korkulması ve bu ilaçların bağımlılık yapıcı etkilerinin olduğu inancı da ailelerin başlanan tedaviyi kısa sürede kesmelerine neden olmaktadır. Astım tanısı her ne kadar aileleri korkutsa da, çocukların büyük kısmında tedavi yanıtının iyi olduğu, doktor gözetminde kullanılan ilaçlarda ciddi bir yan etki beklenmediği unutulmamalıdır. Astım ile uyumlu şikayetleri olan hastaların zaman geçirmeden bir çocuk allerji uzmanı tarafından değerlendirilmeleri ve uygun tetkik ve tedavinin planlanması gerekmektedir.

 Yrd.Doç.Dr. Tuba ÇERÇİ TUNCEL
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD

Yorum yap

*

captcha *