Tepecik EAH Çocuk Yoğun Bakım Kliniğinde ECMO Tedavisi Gerçekleştirildi

ecmogir

Tepecik EAH Çocuk Kliniklerinde Bir İlk: Çocuk Yoğun Bakım  Kliniğinde ECMO Tedavisi Gerçekleştirildi

Konu ile ilgili açıklama yapan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatri ABD Öğretim Üyesi ve Tepecik EAH Çocuk Yoğun Bakım kliniği Sorumlusu Doç. Dr. Ayşe Berna Anıl’ “Hastanemizde ilk defa akciğer enfeksiyonu nedeniyle ağır solunum yetmezliği gelişen bir çocuk hastaya çocuk yoğun bakım kliniğimizde ECMO tedavisi başarı ile uygulanmıştır. Üç aylık, 6 kg ağırlığındaki kız hasta ağır akciğer enfeksiyonu nedeniyle çocuk yoğun bakım servisimize yatırıldı. Akciğer enfeksiyonu tablosu giderek ağırlaşan solunum cihazı desteğine yanıt vermeyen hastaya ECMO tedavisi planlandı. 8 gün uygulanan ECMO tedavisi sonrası hasta başarı ile ECMO cihazından ayrıldı. Solunum cihazından da ayrılıp beslenmeye başlayan hastamız annesinin yanında izlenmekte olup taburculuğu planlanmaktadır. Hastamız solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakımda ECMO uygulanan Türkiye’deki en küçük hastalardan biridir.” dedi.

ECMO tedavisinin  mutlaka donanımlı ve üst düzey yoğun bakım ünitelerinde uygulanması gereken bir tedavi yöntemi olduğunu belirten Doç. Dr. Anıl,  dünyanın gelişmiş ülkelerinde, yoğun bakımlarda kullanılan ve hayat kurtaran ECMO tedavisinin ülkemizde çok az sayıda merkezde uygulandığını söyledi.

ECMO hangi hastaları hayata döndürüyor?

Ağır solunum yetmezliği olan hastalar

Çeşitli nedenlerle ağır kalp yetmezliği olan hastalar

Kalp ameliyatları   sonrası yoğun bakımda kalp yetmezliği olan hastalar

Diğer tedavilere yanıtsız sepsis gibi ağır enfeksiyonu olan hastalar

Çeşitli nedenlerle ağır solunum yetmezliği olan yenidoğan bebekler

Kalp durması yaşayan hastalar

 

Ekstrakorporeal yaşam desteği (ECLS), geleneksel tedaviye yanıt vermeyen, kişinin hayatını tehdit eden, akut ve geri dönüşümlü akciğer veya kalp-akciğer hasarında kullanılmaktadır. Solunum sistemine ve/veya dolaşım sistemine vücut dışında sağlanan gecici yapay destek tedavilerinin genel adıdır.

 

Ekstrakorporeal membran oksijenizasyonu (ECMO) Nedir:

Ekstrakorporeal membran oksijenizasyonu (ECMO), özellikle mekanik ventilasyonun oksijenizasyon ve karbondioksit eliminasyonunda yetersiz kaldığı ağır ARDS’li hastalarda kullanılmaktadır. Hasta akciğeri barotravma ve atelektotravmaya karşı korumak ve iyileşebilmesi için akciğeri dinlendirmek açısından alternatif tedavi seceneğidir.

İlk başarılı uzun sureli ECMO uygulaması, 1972 yılında travma sonrası solunum yetersizliği gelişen erişkin bir hastada kullanılmıştır. 1976 yılında da kardiyopulmoner yetmezlikli bir çocuk hastada uygulanmıştır.

ECMO cihazı bir kalp-akciğer makinasıdır. Hasta büyük damarlarına takılan kataterlerle cihaza bağlanmaktadır. Olgunun kanı ECMO pompası tarafından alınıp bir membran oksijenatörden geçirilerek CO2 temizlenip oksijen eklenmektedir. Orijinal hali ile kullanım yeri kardiyopulmoner bypass’tır. Bu sistem daha sonra modifiye edilerek ağır akut solunum yetersizliği destek tedavisine taşınmıştır.

 

ECMO cihazı bölümleri:

–       Oksijenatör

–       Akım sağlayıcı pompa (sentrifugal veya roller)

–       Isı değiştirici (heat exchanger)

–       Tüp sistemleri

Kataterizasyon için ilk önce venoarteriyal yöntem kullanılmıştır. Bu yaklaşımda distal karotid arter ve internal juguler ven kullanılmıştır. Günümüzde kullanılan ECMO kataterizasyonu yapıldığı damarlara göre iki gruba ayrılır:

Venoarteriyal (VA) ECMO; venöz sistemden alınan kan oksijenize edilip arteriyal sistem aracılığıyla geri verilir.

Venovenöz (VV) ECMO; bir venden alınan kanın oksijenize edildikten sonra başka bir vene pompalanması şeklindedir.

Hastaların kalp fonksiyonlarının normal veya normale yakın olduğu durumlarda sadece solunum desteği amacıyla VV-ECMO yeterli olurken, kalp fonksiyonlarının da bozulduğu solunum yetersizliğinde veya akut kalp yetersizliğinde VA-ECMO uygulanmalıdır.

Diğer organlara destek sağlamak için çeşitli ekstrakorporeal tedavi şekilleri bir bağlantı devresi ile ECMO sistemine (hemodiafiltrasyon gibi) eklenebilmektedir.

 

ECMO endikasyonları:

  • Konvansiyonel tedaviye dirençli geri dönüşümlü kardiyak veya pulmoner yetersizlik
  • Uygun ventilatör desteğine rağmen PaO2/FiO2 < 100 olan hipoksemik solunum yetmezliği
  • pH < 7,20 olan hiperkapneik solunum yetmezliği

Solunumsal endikasyonlar

  1. Mekonyum aspirasyonu
  2. Doğumsal diafragma hernileri
  3. Yenidoğanın persistan pulmoner hipertansiyonu
  4. Yenidoğanda respiratuvar distres sendromu (RDS)
  5. ARDS (Akut respiratuvar distres sendromu)
  6. Pnömoni
  7. Toksik madde aspirasyonu
  8. Acil resusitasyon
  9. Akciğer transplantasyonuna köprü veya transplantasyon sonrası greft yetersizliği

Kardiyak endikasyonlar

  1. Doğumsal kalp hastalıkları
  2. Postkardiyotomi sendromu
  3. Miyokardit ve kardiyomiyopati
  4. Sepsis nedeniyle ciddi kalp yetmezliği
  5. Dirençli kardiyojenik şok
  6. Kardiyak arrest
  7. Kardiyak cerrahi sonrası kardiyopulmoner bypass’dan ayrılmada yetersizlik
  8. Ventriküler destek cihazı kullanımı sonrası yetersizlik
  9. Kalp nakline geçiş dönemi veya kalp nakli sonrası yetersizlik

 

ECMO kontrendikasyonlar:

  1. Geri dönüşümsüz durumlar
  2. Vücut ağırlığı < 2 kg
  3. Uzun süreli yaşam ile bağdaşmayan hastalıklar (trisomi 13, 18)
  4. Kronik pulmoner hastalık
  5. Beyin hasarı
  6. Tedavi edilemeyen malignite
  7. Yeni gelişen serebrovasküler olay
  8. Ciddi koagülasyon bozukluğu
  9. Uzamış mekanik ventilasyon desteği > 7-10 gün

10. İleri derecede çoklu organ yetmezliği

 

ECMO komplikasyonları:

  1. 1.    Mekanik sistemle ilgili:

–       Ekstrakorporeal sistemde pıhtılaşma

–       Trombositopeni

–       Kanül ayrılması

–       Emboli

–       Oksijenatör yetersizliği

–       Tüp/devre ayrılması

–       Pompa fonksiyon sorunu

–       Kanül yerleştirme ve çıkarma ile ilgili sorunlar

–       Plazma kaçağı

  1. 2.    Hasta ile ilişkili:

–       Kanama

–       Nörolojik komplikasyonlar

–       Organ yetersizliği

–       Barotravma

–       Enfeksiyon

–       Metabolik sorunlar

ECMO sonrası hayatta kalmayı etkileyen bir çok faktör vardır. Bunlar, hastalığın doğası, şiddeti, hastanın yaşı, kilosu, daha önceden olan hastalıkları, kritik hastalık sonrası yaşam kalitesini etkileyen durumlar olarak belirtilmektedir. Bu faktörler ECMO’ya bağlı komplikasyonlardan bağımsızdır. Ayrıca serebral kanama, sistemik tromboembolizm gibi ECMO komplikasyonları da hasta sonucunu etkilemektedir. ECMO mortalitesi genel olarak %50 civarındadır.

Sonuç olarak ECMO, kritik hasta bakımında standart bir tedavidir. Akut kardiyopulmoner yetmezlik ve bir çok klinik durumda resusitasyon stratejisidir. Ayrıca transplantasyon ve diğer tedaviler için bir köprü tedavisidir. Bu uygulamaya gerekirse çoklu organ destek sistemleri de eklenebilmektedir. Son 40 yılda biyoteknoloji ve klinik pratiklerdeki ciddi gelişmelerle ECMO tüm yaş gruplarında akut organ desteğinde hayati rol oynamaktadır.

 

 

Yorum yap

*

captcha *